Terörizmin tanımının nasıl yapılabileceğine dair bir anlaşmaya tam anlamıyla varılamamıştır. Varolan tanımlar “onu gördüğünüzde terörizm olduğunu anlarsınız” dan, kompleks birçok formulasyona kadar çeşitlilik göstermektedir. Bunun sonucu olarak da günümüzde iki yüzden fazla terörizm tanımı ortaya çıkmaktadır.


Peki kişi terörizmi diğer şiddet içerikli hareketlerden nasıl ayırmalı? Bu tanımlama sorununun hem politika hem de işlevsel içerikleri bulunmaktadır. Örneğin, terörizm suç fiili olarak tanımlanırsa o zaman sonucunda hukuk yaptırımlarının uygulanması gerekliliği doğar ve bu, kanıtların toplanmasını ve minimum ölçüde güç kullanımını gerekli kılar. Diğer yandan, eğer tanım bir savaş içeriği ile örtüştürülürse sonucunda alınacak önlemler askeri bir bakış açısını ve sonucunda da maksimum düzeyde güç kullanımını gerekli kılacaktır.

Burada belki de en can sıkıcı nokta ise “terörizm” kelimesinin kendisinin duygusal bir içeriğe sahip olmasıdır. Tıpkı “birinin teröristi bir diğerinin özgürlük savaşçısı olabilir” söyleminde görüldüğü gibi. Sonuç olarak bakıldığında terörizm, genel olarak onu tanımlayanın ideolojik ve politik görüşüne göre tanımını değiştiren bir kavramdır.

Bu açıdan bakıldığında terörizmin tanımını yapabilmek için onun özelliklerinin neler olduğunu anlamaya çalışmak önem kazanır. Bu özellikler şu şekilde sıralanabilir: