Sri-Lanka, İsrail ya da Irak’taki intihar bombacıları; Rusya’da çocukları öldürmek; Tokyo’daki bir metroda yolcuları zehirlemek ve diğer katliam girişimleri teröristlerin anlaşılmaz, ilkel ya da her ikisi birden olan, rahatsız insanlar oldukları görüşünü dayatmaktadır. Kimi durumlara bağlı olarak bireyin akli dengesi yerinde olmasa dahi birçoğu davranışlarında oldukça rasyoneldir. Faillerin sosyopat ya da deli olarak karakterize edilmesinin nedeni halkın tanık oldukları olayı anlamlandıramamasından ve de haklı görememesinden kaynaklanmaktadır. Halkın bu görüşü teröristlerin yaptıklarının rasyonel olmadığını haklı çıkartmaktadır. Davranışları rasyonel olarak değerlendirmek bir şekilde onları haklı görmek anlamına gelmektedir. Fakat baktığımızda fark etmeye zorlandığımız şey ise teröristlerin “sıradanlığı” dır.


İnsanlar bireysel ya da grup olarak bir eyleme giriştiklerinde büyük bir ideolojiye hizmet eden kolektif bir davranış sergilerler. Bu da bize terörizmin tam anlamıyla amacı olan bir şiddet olduğunu gösterir.

Terörizm, uzun ya da kısa vadeli amaçlara ulaşmak için kullanılan bir araçtır. Amacı olan bu girişimleri anlamak terörizmi anlamak için bize gerekli olan temeli sağlayacaktır. Bu bakış açısı aynı zamanda bize gerekli olan analitik ve objektif bakış açısını da verecektir. O halde söyleyebiliriz ki, terörist aktivitelerde bulunan bireylerin ve grupların çoğu hedeflerine ulaşmak amacındadırlar.