Kim O?
"Beklenmedik hepsi. Hayatta ne varsa düşüncelerde hiçbiri beklediğin zaman değil, ansızın, senin karar veremediğin zamanlarda dökülüveriyorlar öyle; kendi bildikleri gibi, kendi bildiklerince.
Herkese, her şeye kızıyorum da ondan yazıyorum; evet, haklı. Kızıyorum da ondan yazıyorum. Kendime kızıyorum, ona kızıyorum, buna kızıyorum ama en çok kendime kızıyorum. Sayfalarca sürüyor kızgınlığım, kızmaya başladığım ana lanet okuyorum- o da, kızmayı bitiremediğime kızdığımdan oluyor.
Düşünüyorum: bir ayrılık var, diyorum. Ayrılıklar hep insanı üzer, biliyorum. Beni de üzer diyorum sonra kendi kendime ama neden üzülmüyorum şimdi düşündüğümde. Üzülmüyorum ayrılmayı düşündüğümde ve üzülmüyorum gece olduğunda ben o gün bir şey yapmamışsam bu konuda. Ve diyorum, hep arada kalmak mı dilediğin, hep arada kalmışlık mı böyle karar veremeden?
Neden sonra borçlu hissediyorum her şeye karşı kendimi. Her şeye, herkese karşı borçlu olduğumu düşünüyorum. Düşünüyorum.. düşünüyorum.. Zaten düşünmesem ne de sakin olacak bu hayatım, bir de onu düşünüyorum ardından. Düşünmesem ne de sakin olacak her yer. Sular sakin akacak hayatımda hatta belki sadece göller olacak, akmayan, bir yerden bir yere gitmeyen, durağan. Rüzgar esmeyecek, kurak geçecek mevsimler üzerimde ve kimsenin alabilecek bir şeyi olamayacak üzerimde. Sevgi olmayacak, olmayacak nefret de. Sadece canlı olacak eğer ona da canlı demek yakışırsa."
This entry was posted on 00:04
and is filed under
Kişisel
.
You can follow any responses to this entry through
the RSS 2.0 feed.
You can leave a response,
or trackback from your own site.
2 çentik:
Aradan aylar geçmişti ve biz sizi arar olmuştuk. Sanmıştık ki, yoksun artık.. Kafanız iyice bozulmadan, bir şeylere delice öfkelenmeden yazmayacaksınız artık herhalde :)
:)
Bilemiyorum daha önce yazdıklarım hakkında bir fikre sahip misiniz? Ya da onları sadece şöyle bir okumak olsun diye mi okudunuz ya da okumadınız da sadece şöyle bir bakıp 'vay be, yazıyor' mu demek için göz mü attınız öylesine bir. Her ne olursa olsun, hiçbir şeyi değiştirmez bu, darılmam. Ama onları okursanız göreceksiniz ki her birinin çıkış noktası aslında aynıdır: ben'dir. Benin içindeki o karşı koyamadığı, karşı koymasına izin verilmeyen o istekir. Ama yine de tüm o yazılanları ve yazım aşamasından önce hissettirdiklerini anlatmak amacıyla buradan, tüm bu hislerimi özetleyebildiğine inandığım bir yazıya alıntı yapmak istiyorum.
Ve,
Aslında ben hep buradaydım, hiçbir yere gitmedim. :) Sadece parmaklarım yorulmuştu, zihnimde fırtınalar vardı. Şimdi yine yalnızım o kitaplarla dolu olan odada: kalemim, kağıdım ve bir de ben.
Yorum Gönder