Tek Kelime
Tek kelime ile kitap yazılabilir mi ?
Bunun nasıl da bir fikir 'olmadığını' duyar gibiyim kimilerinin zihninde . Bendeki düşünce şu ki : yazılır , hem de insanı sabahın ilk ışığında hiçbir zoru yokken yataktan , uyuduğu en kıymetli uykusundan uyandırıp bilgisayarını açtıracak bir inatla , evet , yazılır . Karşı çıkışımızdaki temel neden alışılagelmiş olanlara alışmış olmamızdan öteye geçmez aslında . Bu ,tıpkı , iki insanın birbirine 'seni seviyorum' dediklerinde içlerinde fırtınalar estirmeyişi gibi düşünülebilir , hatta belki de bundan daha güzel bir örnek olamaz . Tek kelime ile bir kitap yazılır , evet . Tıpkı tek kelimelik kompozisyonlar gibi . Neden olmasın hem ? Siz bunun olanak dahilinde olmadığını düşünüyorsunuz ve o kelimeye sizden olabildiğince az şey yükleyip içinizde kitap yazamayacak kadar hayal gücünden yoksunsunuz diye yazılamayacak anlamına gelmiyor ki ! Hem ne fark eder ki , gözler okumaya bu kadar tembel olduktan sonra ha sayfalar dolusu yazılmış ha tek bir kelime yazılmış pek de fark etmiyor hani ; sonuçta okunmuyor yine . Yazılanları , yazan yazdığı yerde bırakıyor . Belki birkaç kişi birkaç kelime görüyor sıralı , birbirine bağlı ama ? ondan öteye geçemiyor çoğu . Tıpkı 'notaların arasındaki sessizliğin müziği yaratması' gibi , düşüncelerin sessizliğinin yoğunluğunda damıtılanların tümünün sonunda aralanan dudaklardan dökülen tek kelimenin bir kitap yaratması gibidir bu da . Kim aksini iddia edebilir ki bir 'evet' in ciltler yazdıramayacağını bundan da ötesi , yazdırmadığını !
This entry was posted on 17:06
and is filed under
Kişisel
.
You can follow any responses to this entry through
the RSS 2.0 feed.
You can leave a response,
or trackback from your own site.
3 çentik:
Kimse sanırım.
Bir 'evet', insanı yok ettiği gibi, var da edebiliyor. Bir tek sözcük değil bu 'evet'. Bahsettiğimiz şey, tamamen bir hayat, bir dünya, bir evren anlamında. Bir uyanış, bir vazgeçiş, bir varoluş. Küçük bir 'evet', aslında herşey: ve biraz da hiçbirşey. Tıpkı bir 'hayır' gibi!
Hayat keşke herkese, her zaman 'evet' deme şansı verse sevgili dinozor. Sana verdiğine sevindim.
Gözlerinizden öperim melek ve bebek.
m.b.
Zamanında perili evler hakkında hikayeler anlatılır dururdu . İnsanlar , ya dinlemekten hoşlandıkları için uydururlardı bunları ya da gerçekten içlerinde kimseciklerin olmadığı evlerden garip sesler gelirdi ve de bunlar insanlara o hikayelerdeki gibi korkulu anlar yaşatırdı . Saf bir korku vardı bu hikayelerin içine gizlenmiş . İnanılmasa dahi perili evlere yine de dinlenen , dinlenmekten zevk alınan hikayelerdi . Yoruma açık değildi , başka da bir şey düşündürmezdi onu o an dinleyenlere . İçinde sadece tek bir şeyi bulmak için dinlerdiniz : gerilim ve getirdiği korkuyu .
İnsanlar ve dinozor hala hikayeler anlatmaya devam ediyor . İnsanları bilmem ama ben pek hoşlanmam 'perili ev' hikayeleri anlatmaya : dinlemelerini değil de düşünmelerini isterim yazılanlar üzerine daha çok insanların . Hikayeler her zaman içlerinde olaylar barındırmak zorunda da değildir , olaylardan çıkarımlar da olabilir bunlar sadece . Her şeyden süzüldükten sonra tek bir damla gibi damlayan avucunun içine .
Evet , bir 'evet' insanı var edebildiği gibi yok da edebiliyor . Çiçekleri açtırdığı gibi onları toprakların üzerinden söküp atabiliyor da . Bir tek kelime birçok şey yapabiliyor . Ve aynı zamanda bembeyaz bir kağıdın üzerinde tek bir kelime iken o 'tek kelime' insanlara zihinlerinde sayfalar da yaratabiliyor . Bak , sana neler düşündürmüş tek bir kelime !
Ve .... hayat , herkese her zaman evet deme şansını verse .... Bu nasıl olurdu sence ? Gerçekten istediğini düşünüyor musun bunu ? Her zaman istediklerine evet denilmesini ve her istendiğinde birileri evet demeyi ? Turgut'u biraz olsun tanıyorsam -Selim kadar inatçı olmasa da- bu konuda biraz olsun tutucu olduğunu düşünürüm ben ?
Belki de Turgut'un binip kaçtığı arabanın arka koltuğundaki , Selim'in yazdıklarının yerinde oturuyoruzdur ! Tepenin üzerinde gün batışını izlerken .... Bizi fark etmiş olman o ıssızlıkta .... Bunu , 'şehre döndüğümüz zaman' bir kez daha söyler misin Biz'e ?
[M]
Buna verebileceğim cevap sanırım 'evet' olacak.
Tabii şehre geri dönüşümüz, dönüşüm olursa! Artık şehir de yok bana, köy de, kasaba da...hayat var, tren garlarında ve rayların üzerinde yaşanacak. Nereden gelip nereye gittiğimi bilmeden, yol almak var.
Eğer sizi de bulursam Selim'in notlarında ve yahut yolda, kenarda bir yerde, şehre varmayı beklemeden de söylerim size, keşke herşeye 'evet' diyebilseydim diye. Ama 'hayır'ı da söyleyebileceksem tabii... bana bu hakkı verirler mi dinozor?
Yorum Gönder