Tamam , ışıkları yakın bu gece . Bu gece tüm ışıklar yansın ve şehir aydınlansın istiyorum . Neden mi ? Bilmem , istiyorum işte . Pencereden dışarı bakıp iç geçiriyorum kendimce ışıkların yanıyor olması için tüm şehrin üzerinde . Yanan ışıkların her birinde düşünülüyor olmak istiyorum . Ve sessizlikte iken kimileri fısıltılarında dans etmeyi diliyorum . Zihinlerinde olsam , sıcak koyunlarına girsem diye bakıyorum her birinin ? İnsanların nefesleri olmasa , diyorum , belki bu söylediğim bir zaman gelir de gerçek olur ama insanların nefesleri dokunduğu vakit tenime irkiliyorum . Nefesler beni ürkütüyor ve kimisi de yapışıp kalıyor tenimde sanki . Ama zor değil onlardan kurtulmak yine de . Ne de olsa adım soğuk benim . Gecede gelir sabaha dek kalırım şehrin kolları arasında. İnsanları sarar sarmalarım . Çoğu beni düşünmez sıcak evlerinde gece vakti ama sıcaklık kaybolduğunda inceden inceye akıllara gelir , yerleşirim . Kimisi puf puf yorganının altına girer de çoğu zaman bilinçsizce benden korunmak istediğinin , kimisi de başka yöntemler bulur kendini ısıtmaya ama aslında hepsi bir amaç uğrunadır düşünmeden de olsa . Dönüp dolaşmak benim de başımı döndürür oldu aslında artık . Kısa süreli bir tatile ihtiyacım olduğunu düşündüğümden herhalde sakin bir yer bulduğum zaman orada kalmayı tercih eder oldum son zamanlarda . Yaşlılık değil bu aslında biliyorum ama yine de bir garip hissediş var bedenimde . Ben de mi üşüyorum ne zaman zaman ? Aslında soğuk olarak korkmama gereken sıcaklamaktır ama ? Bu nedenledir ki işte İstanbul?a uğramaz oldum bu kış mevsiminde . İstanbullu gri gökyüzü altında halinden memnundur büyük olasılıkla ama diğer yandan karı ve yağmuru da özleyenler vardır belki , bilmiyorum . Ben özleniyor muyum acaba ? Kimse beni hatırlayıp bir iki satır dahi yazmazken ben neden kalkmış şimdi onları düşünür oldum bunu da bilmiyorum ama ? Neyse ..





Kış mevsimi geldi takvim sayfalarında aslında ama bir şeyi eksik bu sayfaların . İnsanlar farkında değil ya da bu hallerinden memnunlar ; bilemiyorum . Yokluk aslında kendini somut bir şekilde hissettiriyor bende ama sanırım sadece bende . Ne doğru dürüst yağmur yağıyor da etrafı çamura buluyor İstanbul?da ne de kar denen o beyaz örtüden ses seda var . Oya bugün ocak ayının beşinci günündeyiz ki şunun şurasında mart ayına ne kaldı . Tamam , şimdi diyeceksiniz martın kapıdan baktırıp evdeki kazma ve kürekleri yaktırdığını ama mart ilkbahar kokan nefesini bir kere verdi mi doğaya her şey de değişir . Hatırlıyorum 87 martı öyle bir marttı işte . Çetin geçen kış mevsiminin demlikteki en demlenmiş halinde bir bardak çay misali . Koyu , kokulu , aromalı bir mevsim sonu ve mevsim başı . Ah ? ne zamanlardı o zamanlar . Ben o sıralar daha küçüktüm ama ben şimdide küçüğüm (?) ! Yeni yıl geliyor , gelecek , geldi gelecek , hadi kapıyı çaldı derken bir de bakmışız yokuş aşağı kaymaya başladık tepesinden . Süratle . İvme kazanıp çabucak bitirecekmişiz gibi geliyor mu sizlere de bu yılı bilmiyorum ama sanki zaman bir garip seyrediyor hayatlarımızda. Aslında zaman yine aynı zaman ama o yok mu o ? Hep onun yüzünden bu başımıza gelen his nöbetleri . Gelmedi gitti bu defa . Anlamıyorum , onun da emekli olma yaşı falan mı var ya da yaşlandı da belini mi doğrultamıyor ? Bir bulsam o Noel Baba?yı soracağım bunu da ama O da sanki almış haberlerini ona soracağım sorular listesinin de uğramamak için bahaneler buluyor da duruyor . Oysa ben de her çocuk gibi bacamdan aşağı süzülecek bir Noel Baba?yı hak ediyorum . Etmiyor muyum ? Bilemeyeceği şeyler değil ki hem bu soruların cevapları onun için ? Neden gelmiyorlar bunların ikisi de peki ? Soğuk olanı mumla aramak mı acep hata ? Soğuk , sıcaktan korkuyordur belki ? Ama ışıklı ortamları seviyor bunu biliyorum . Çünkü karanlıkta oturduğum zaman pencerenin önünde uğramıyor bana . Nerde ışık var gidip oraya çarpıyor kendini , gidip onlara hissettiriyor . Ama belki de bu defa sadece ve sadece dinlenecek karanlık bir köşe arıyor da olabilir . Belki de bulmuştur da ondan gelmiyordur (?) . Açsam kollarımı , parmağımı o minik kız çocuğu edası ile büklüm büklüm yapıp tüm miniklik cazibemi kullanarak çağırsam onu duyup da gelir mi acep buralara ? Saklanacak bir yer arıyorsa kuytuda köşede kalmış benim odamdaki oyuncak sepetini de kullanabilir , onun için hazırlarım ben onu . Mumu söndürdüm şimdi gidip masamın başına . Patiklerimi de çıkarttım ayaklarımdan . Saçlarımı taradım . Pencereyi aralık bıraktım gelmeye karar verir diye . Ama bacayı kapattım diğer tepenin başına kadar : Noel Baba?ya darıldım sanırım ..