Uzanıp sabaha dokunduğu vakit parmakları ayın yeniden güneş doğar binaların arkasında benim oturduğum yerlerde . Sabahın bir vakti çatıya çıkıp kucaklarım sabah rüzgarını . İçimi doldururum onunla , ruhumu sarmalarım gözlerimi kapatıp . Sonra sallanmaya başlar bedenim bir öne bir arkaya . Kapadığım gözlerimi açarım yavaş yavaş . Yavaş yavaş , izin verebildiğim ölçüde gelip yerleşir güneş gözlerime . Güneş ... Bu şehirden başka hangi şehre dokunabiliyorsa parmakları , kim bakabiliyorsa o an benim gibi ona hissederim . Gelip içimi doldurur tüm insanları güneşin . Güneşin insanları benim insanlarım olur . Her gün , günün tam o vaktinde gözümden bir damla yaş süzülür yanağıma . Güneşin insanları için , onlara yarına kadar soluyacakları havayı verebilmek için . Gözyaşıma hapsettiğim koca bir dünya ...