Gerçekten ruhumuzu hiçe sayıp mekanikleşiyoruz giderek . Duygular artık yoğun yaşanmadığından yoğun yaşatılamıyor da . Bundan dolayı insan kirlenmişlik duygusundan başkasını tadamıyor . Sevişmek , haz almak anlamını taşıyor oysa . Ama öylesine mekanik ki ; plastik çiğnemekten farksız . Çok kolay oluyor artık erişimi . Boşalmak , o ana ulaşabilmek için çok yoğun duyguların saldırısına maruz kalmanız gerekmiyor artık . Halbuki bu eylem , insana yaşadığını hissettirebilmeliydi . Artık elinde kalan tek şey hayal kırıklıkları . Her seferinde belki vardır benim gibi saf hissedişi özleyen biri diye aramak ve her seferinde yanıldığını görmek . Halbuki her öpüşmenin ayrı büyüsü vardır . İnsanı kendinden geçiren , ona farklı heyecanlar hissettiren . Bunu karşındakine yaşatabilmek ancak hissetmekle gerçek kılınır . Yoksa imkansızlaşır .
28.03.2004 Dinozor


Öldürdük ruhlarımızı: yaşasın ruhsuzluğumuz?
Sokakta gördüğümüz aç çocuğa yardım da neymiş? Ne gerek var ki; düşmeseydi sokağa. Aç kalmasaydı? Biz söylemedik ki ona böyle olmasını; değil mi?
Aynı zamanda kendimizi de söylememiştik; sevebilmenin, sevişebilmenin güzelliğini. Ruhlarımızı satarken üç kuruşa, bilmiyorduk kaybettiklerimizin değerini. Şimdi de öğrenecek halimiz yok. Duygularıyla hareket eden insanlar yok artık: ya da çok az. Yerlerine son model robotlar kondu, niye yaşadıklarını bile bilmeyen? Ve aramızdan bir akıllı çıkıp, söylüyor bize, duyguları artık yoğun yaşamadığımızı. O duygular, ruhlarımızı sattığımız gün alındı elimizden, haberin yok mu senin? O kirlenmişlik diye hissettiğin ise, içindeki makinelerin soğukluğudur büyük ihtimalle. Biz makineler taze, körpecik ruhlarımızı ardımızda bıraktığımız günden beri, yaşadığımızı hissedebilmek için cebimizdeki telefona sarılıp, mesajlarla sevgilimize ulaşmaya çalışıyoruz. Ama gerçek bir birliktelik olmuyor bu. Her yerde olduğu gibi, sanal hayatlarımızla yaşıyoruz aşklarımızı, sevişmelerimizi, göz göze, diz dize romantik konuşmalarımızı. Öpüşürken sevgilimizle, sımsıcak bir şeyler akması gerekirken içimize, bir makinenin soğukluğu vuruyor dudaklarımıza. Ama şunu bil ki, aradığın insanlar var aramızda az da olsa. Daha hâlâ öldüremediler. Neslinin tükenme ihtimali ise, giderek artıyor? tıpkı senin gibi. Bir öpücüğe muhtaç, canlanmak için seni bekleyen?
13.09.2005 Mozz@rell@