Sana inat bir şey yazıyorum oturmuşum . Sırf sana inat anlatmaya çalışıyorum kendimi daha ben anlayamadan . Okunup bir kenara atılacak bir şey yazıyorum oturmuşum . Ne olduğumu bilmiyorum ya da nerede olduğumu . Tıpkı gelecekte nerede olacağımı bilmediğim gibi . Önüme garip garip planlar koyuyorsun yaparken beni dahil etmediğin ama şimdi , bu yapılmış hallerine uymam için beni zorladığın . Garipsin biliyor muydun ? Anlaşılamıyor olmanı garip bulmuyorum nedense . Kaderci değilim , olmayacağım . Daha neler çıkartacaksın önüme bu yaşamım boyunca beni bu yola çıkabilmek için ? Acaba başarılı olacak mısın günün birinde ? Sana kafa mı tutuyorum bu bücür boyumla kalkmış ? Sen aldırma olsun . Biliyor musun seni anlatıyor bana herkes sen olduğunu bilmeden anlattıkları . Sanki önceden yazdıklarımı okuyor her biri bana . Tamam çok beceriksizler okuma konusunda ama olsun anlaşılabiliyor dudaklarından dökülen kelimeler . Kalem , senden bahsederken ben , sessizleşiyor . Daha bir sakin oluyor dokunuşları . Evet , yine kağıda yazıyorum ne olmuş ? Bıktım ya ! Niye her yaptığıma karşı çıkmak zorunda hissediyorsun kendini ? Sitem etmiyorum sana tüm bunların yanında . Yaptıkların için asla sitem etmedim sana . Belki de sırf bu yüzden hala benimle tartışıyorsun (?) . Bunu sen bile bilmiyorsun belki . Kendi doğrularım olamadı benim bu sefer . Onlara yapışıp oradan yönetemedim yönetmem gerekenleri . Kulak asmadan yapamadım söylenenlere , bencil olamadım . Bencilliğim herkese yaradı , orada bile önce başkalarını düşündüm . Sırf senin yüzünden , sırf sen bana tersini öğretmeye çalıştın diye ve ben sırf sana inat olsun diye tersini uyguladığımdan oldu bu . Aşklarını göserdin bana diğer insanların yaşadığı . Kimi zaman onlardan birini yaşamam için onlar gibi , önüme hazır bir tabağın içinde getirdin . Beceremeyeceğimi bile bile yaptın bunu hem . Sonra orada durup izledin nasıl yüzüme gözüme bulaştırdığımı . Yapamayacağımı , yapmayacağımı biliyordun . Ne onlar gibi sevebilirdim ne de onlar gibi sevilebilirdim . Bu , bana ait olanı yaratmakla ilgiliydi ve sen bunu biliyordun başarılı olacağımı da aynı ölçüde . Ulaşamayacağım bir yerlere mi saklamıştın aradığım şeyi yoksa benim mi öyle sanmamı istiyordun bilemiyorum fakat engel olamadın bulmama . 'Mutluluk' dedin 'Mutluluk için yaratman gerek .' Ben de yaratıyorum şimdi mutluluğum için . Kimsenin bilmediği bir yer burası , kimsenin solumadığı bir hava solunan burada . Yürümeye cesaret edilemeyen , aydınlığından ve gücünden korkulduğu için ayak basılmamış bir yol benim seçtiğim . Ama bir gariplik var bunların dışında varlığını sürdüren . Halbuki tüm bunlar garip kılmaya yeterken ... Bana bu gariplik hissini yaşatan tüm bunlar değil , sensin . Benimle tartışmaktan vazgeçmiş yanımdayürüyorsun . Ne o , niye sessizsin şimdi ? Susma , sesszliğinin korkuttuğunu biliyorsun beni . Bilmediğin ne var sanki ? Susma , konuş !